Marka&Patent Davaları
Eltutan Patent
Kullanıcı Adı:
Şifreniz:
Üyelik Hakkında
Anasayfa / Anayasamız / Tüm Forumlar / Yeni Konu Öner / Üye Ol
 
Marka Hukuku
Patent Hukuku
Endüstriyel Tasarım Hukuku
   
 
Marka
Patent
Endüstriyel Tasarım
Önerilen Siteler

Marka Davaları ve Patent Davaları

 

   Tartışma Platformu

 

    Bilirkişi TERÖRÜ

Bilirkişi Terörü

Değerli arkadaşlar, yazıma çok iddialı bir sözle başladım biliyorum ama birçok meslektaşımızın  Bilirkişi Terörüne maruz kaldığına da eminim.

İstanbul FSHHM görülen davamda yaşadığım bir olayı paylaşmak istiyorum;

Müvekkil şirket ana markası haricinde ikinci bir markayı “Burak” 2006 yılından buyana fiilen kullanmakta olup 2008 yılında TPE de marka tescili yaptırmıştır.

Vatandaşın biriside 2007 yılında tescilsiz olarak “Burak” markasını aynı faaliyette kullanmakta.

Biz tescil belgemize dayanarak vatandaşa tecavüzü sonlandırmasını aksi takdirde yasal yollara başvuracağımızı bildiren ihtarı çektik, bunun üzerine vatandaş müvekkile “Markanın Hükümsüzlüğü” istemli davayı açtı.

Vatandaş (davacı) markayı ticaret siciline 2007 yılında kayıt ettirdiğini, müvekkilin (davalı) ise 2008 yılında markayı tescil ettirdiğini dolayısıyla markanın gerçek hak sahibinin kendisinin olduğunu üstelik oğlunun adının Burak olduğunu bu nedenle de marka üstünde hakkı olduğunu iddia etti.

Tarafımızın savunması Her ne kadar müvekkil Burak markasını 2008 yılında tescil ettirdiyse de fiilen 2006 yılından beri kullandığını, davacının oğlunun isminin Burak olmasının 556 Sayılı KHK belirtilen hükümler doğrultusunda sayılamayacağını, bizim hukuksal sürece başlamamız akabinde açılan hükümsüzlük davasının iyiniyet taşımadığını iddia ve savunma olarak belirttik.

Bir özel üniversitede Doçent Unvanlı Bir Bayan Bilirkişi hazırladığı raporda;

-          Markayı ilk olarak Müvekkil (davalı) kullanmasına rağmen kötüniyetli olduğunu

-          Davacının oğlunun isminin Burak olmasının 556 Sayılı KHK kapsamında belirtilen kişi isimleri kapsamında korunmaya değer olduğunu beyan ve imza ederek markanın hükümsüzlüğünün hukuken uygun olduğunu belirtmiştir.

Öncelikle;  Müvekkil (davalı) markayı ilk ve önce kullanan ise kendisinden tam 1 yıl sonra kurulan bir işletmenin hakkına tecavüz edebilir ?

Birdiğer husus ise davacının oğlunun isminin tescilli Burak markamızla aynı olması nasıl bir hükümsüzlük nedeni olur?

Bu durum Bilirkişi Terörü değil midir?    

Ziyaretçi

Sayın meslektaşım teröre karşı önlem alabilirsin kendini savuna bilirsin ama malesef mahkemelerde bilirkişi raporları mutlak doğru olarak kabul ediliyor, bu durum HUKUK ADALET KATLİYAMIDIR. 

Ziyaretçi

Özel üniversiteler kendilerine kadro oluşturmak için alt yapısı olsun olmasın Dr., Yrd.Doç, Doç, Prof., Araştırma görevlisi unvanlarını dağıttıkça bu sorunlardan kurtulamayız.

Akademik unvanlara aldanan Hakimler davalarda malesef hiç bir bilgi birikimi olmayan bu bilirkişileri atayarak, yargılamayı zora sokmaktadırlar 

Ziyaretçi

Geçenlerde gazetede rastladım ülkemizde bazı üniversitelerde sadece iki üç tane Prof. varmış onlarda o raya gidince Prof. olmuşlardır :)

Sonra mahkemelerde sadece unvana bakarak bilirkişi raporu istemekteler

Ziyaretçi

 

beyoğlu fshm görülmekte olan bir hükümsüzlük davamız var. Yaklaşık 9 ay önce dosya bilirkişiye gitti. bilirkişi ücreti 1400TL olarak belirlendi. 4 celse rapor henüz gelmedi diye duruşmaya çıktım, ekim sonu 6. duruşmaya çıkacağım, hakimin son celse söylediği ise:'hocamız biraz rahatsız kusura bakmayın avukat bey'.. halen rapor bekliyoruz..

GECİKMİŞ ADALET,ADALET DEĞİLDİR!! Dosya bilirkişiye gidiyorsa mahkemenin uzmanlaşmasının ne anlamı var..

Ziyaretçi

İstanbul FSHm lerden birinde Davacı ve davalının ürünleri birbiriyle kıyaslanarak (patent istemleriyle değil !) patent hakkına tecavüz ettiği gerekçesiyle gıyabımızda ihtiyati tedbir knoulmuştur. Üstelik incelenen her iki ürün de tekniğin bilinen durumuna dahil ! Bu nasıl iş anlayamadım. Bilirkişilerden biri Boğaziçi diğeri de Marmara 'da tanınmış bir ticaret hukuku profesörü . İkisi de ZIR CAHİL

Ziyaretçi

Sayın Hakimler oluşturdukları her kararı doğru yanlış bilirkişi raporları doğrultusunda verirlerse olacağı budur

ortada bir terör yoktur bizzat ele geçirme vardır, yargı bilirkişilerce ele geçirilmiştir...

Ziyaretçi

gerçekten ülkemizde sırf kadroyu doldurmak için atanan profesor ve docentlerden bilirkişi raporları alınıyor. bende benzer bir davamda bu sorunla karşılaştım. Bilirkişi seçilen heyet 3 profesorden oluşmasına rağmen verdikleri rapor tam bir KOMEDİ. hakim de bunların verdigi rapora göre hüküm kurdu. şimdi yargıtay denen bir mercii de olmasa bu ülkede işimiz gerçekten çok zor. 

Ziyaretçi

gerçekten ülkemizde sırf kadroyu doldurmak için atanan profesor ve docentlerden bilirkişi raporları alınıyor. bende benzer bir davamda bu sorunla karşılaştım. Bilirkişi seçilen heyet 3 profesorden oluşmasına rağmen verdikleri rapor tam bir KOMEDİ. hakim de bunların verdigi rapora göre hüküm kurdu. şimdi yargıtay denen bir mercii de olmasa bu ülkede işimiz gerçekten çok zor. 

Ziyaretçi

bimeyen kişi olarak değiştirsek daha makbüldür..aynı teröre bizde maruz kaldık maalesef.bilirkişi markamıza birebir benzemiyor dedi.tedbir kararımızı etkiledi.tpe benziyor dedi kısmı kabül verdi..bu arada muhasebe için gönderilen bilirkişi okdara yaşlıydıkı evrakları biz okuduk o yazdı buda biizm 3 saatimize mal oldu.kartalda actığımız davanın 6 ay gecmesine rağmen hala rapor gelmedi.

Ziyaretçi

Bilirkişi terörüne tek çare GENEL AF ;p

Ziyaretçi

yeni usul kanunu davalarda bilirkişiye başvurmada şartlar ve yasaklar getirmekte

ama kanunun uygulanmasında iş avukata düşüyor

ben kendi adıma artık daha dikkatli ve ısrarcı hatta saldırgan oluyoyum ve davalarımda HUKUKCU BİLİRKİŞİ istemiyorum 

vedat35

Danıştay Başkanı'ndan sert çıkış

Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, “Şu memlekete baktığım zaman, affınıza sığınıyorum, işte polis, emniyet teşkilatımız savcı olmuş, bilirkişi de hakim olmuş, mübaşir de yazı işleri müdürü olmuş, ondan sonra ‘adalet’ diye bağırıyoruz. Yok ya. Böyle bir şey olmaz. Mümkünatı yok” dedi.

Karakullukçu, “Geliştirilmiş Bilirkişilik Sistemi AB Eşleştirme Projesi”nin açılış toplantısında şunları söyledi:

BUNU SENİN BİLMEN LAZIM

“Bilirkişilik gerçekten olması gereken bir kurumdur. Ama ülkemiz açısından baktığımızda uygulamada her zaman sağlıklı bir biçimde uygulandığını söylememiz mümkün değil. Örneğin biz ceza hukukuyla ilgili olarak da ‘Bu olayda suçun maddi unsuru var mıdır, yok mudur’ diye bilirkişiye soruyoruz. Bunu senin bilmen lazım. Bilirkişi mi bilecek bunu? Yani bilirkişiye havale edilmemesi gereken konular hakimlerimiz tarafından, maalesef uygulamada rastladığımız bir konudur, bilirkişiye havale ediliyor.

BENİ KONUŞTURMAYIN DEDİM MÜDÜRÜM

Ne yapalım efendim. Bilirkişi bu şekilde demiş. Günahı, sevabı bilirkişinin boynuna...’ Olmaz bu. Böyle adalet olmaz. ‘Beni buraya çıkartma, beni konuşturma’ dedim sayın genel müdürüm, konuşturdun. Yani şimdi eğer biz görevimizi yapmıyorsak, kusuru başka yerde aramamamız lazım. Bunu iyileştirmek zorundayız. Adaleti arayacaksak öyle bakacağız. İşte bu sempozyumu, bu toplantıyı yapmış olmamızın sebebi, amacı budur. İnşallah buradan hayırlı sonuçlar çıkacak. Hiç lafı uzatmaya gerek yok, önce kusuru kendimizde arayacağız.”

HAKİME GÜVENSİZLİK DOĞURUR

Yargıtay Başkanı Ali Alkan ise, “Uygulamada en çok şikayete konu delil, bilirkişi delilidir. Buna karşın günümüzde çoğu uyuşmazlıkların çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi karşısında, hakimin bilirkişi düşüncesine başvurmasını da zorunlu kılmaktadır. Burada, altını çizerek vurgulamak isterim ki hakim ancak özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişiye müracaat etmelidir. Hukuki konularda bilirkişi deliline başvurulması, hakimin mesleki kariyerine güvensizlik doğurabileceği gibi yasal düzenlemelere de açıkça aykırılık teşkil eder” diye konuştu.

 

Sayın Başkan çok güzel konuşmuş ama eksik konuşmuş; kararı oluşturan bilirkişilerin yetkinliği nedir ? Öyle dosyalar var ki Sözde Bilirkişi “Dava tarihinden sonra doğmuş zarar olmadığından tazminat istenemez” diyor ve Hakim bu doğrultuda karar oluşturuyor… EY HAKİM “TAZMİNAT DAVA TARİHİNDEN SONRASI DOĞAN ZARARLAR İÇİN Mİ YOKSA ÖNCE DOĞAN ZARARLAR İÇİN Mİ İSTENİR?” HADİ BİLİRKİŞİ İŞKEMBEDEN ATIYOR “DAVA TARİHİ SONRASI ZARAR MEYDANA GELMEDİ TAZMİNAT ALAMAZ DİYOR” SEN HUKUK FAKÜLTESİ MEZUNU DEĞİL MİSİN ? BU HUKUKSUZLUĞU NASIL KARARA DAYANAK YAPARSIN ? İŞTE BUNUN YANITINI SAYIN BAŞKAN VERMİŞ “GÜNAHI SEVABI BİLİRKİŞİNİN BOYNUNA” ! 

avukataras

Foruma katılın:

Adınız:
e-mail Adresiniz:
captcha image Lutfen yandaki kodu yazınız.
İletiniz:
 
Marka & Patent Davaları 2010 - 0212 272 28 00 - info@markapatentdavalari.com
LiveZilla Live Help
LiveZilla Live Help